Yuhanna İncili’nde beni şaşırtan bir bölüm var.

Yahudilerin Fısıh, yani Paskalya Bayramı öncesinde İsa Yeruşalim’e gider. Tapınağın avlusunda hayvan satıcılarını, para bozanları görünce çileden çıkar. İpten bir kamçı yapıp herkesi tapınaktan kovar (2:13-16).

Şaşırmamın sebebi, çileden çıkan ve eli kamçıya giden insan suretinin kafamda bugüne dek yer etmiş İsa ve Mesih suretiyle çelişmesi. Sahnedeki gerilim ve fizik aksiyon da cabası.

İncillerin olay örgülerinden beslenen Rus ikona sanatı ya da din dışı Rus resmi ne diyor sahneyle ilgili?

Gezdiğim müzeleri, kiliseleri tarıyorum zihnimden hızlıca. İsa’nın tüccarları tapınaktan kovuşunu resmeden bir sanat eseri hatırlayamıyorum. En azından öne çıkan, iyi bilinen bir tablo ya da ikona yok. Bu da şaşkınlığımı ikiye katlıyor.

İnternetten destek alan daha derin bir tarama ise ender de olsa sahneye ilgi duyan Rus sanatçıların olduğunu gösteriyor.

Mesela Vasili Surikov.

christ-driving-the-merchants-from-the-temple-1873

İyi bilinen bir yapıt olmamasına şaşmamak gerek. Açık ki, Surikov’un en başarılı çalışmalarından biri değil.

İsa kompozisyona fazlasıyla gömülmüş. Yaptığı jest belirsiz. Figürler arasında mantıki bir denge yok. En önemlisi, insan bolluğuna rağmen inanılmaz bir durağanlık söz konusu. Metnin sunduğu plastik imkanları neden tepmiş olabilir Surikov?

Halbuki Avrupa resmine bakınca durum başka. En büyük sanatçılar resmetmiş Tapınaktan kovuluşu. Giotto, Dürer, El Greco, Rembrandt…

İşte Giotto’nun tablosu.

Giotto

Kolay kavranan bir kompozisyon. Tapınak arkada, havariler solda, tacirler sağda. İsa küçük kamçısıyla ortada. Kamçı belli belirsiz olsa da, iki elinin hareketi, öne eğilişi, kızgın yüz ifadesi, eflatuni tüccarın jesti ve korkusu Yuhanna’daki gerilimli atmosfere Surikov’dan çok daha sadık.

Bu da Rembrandt’ın henüz 20 yaşında yaptığı ve şimdi Moskova’daki Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi’nde sergilenen tablo.

rembrandt

Havariler yok, tapınak kısmen seçiliyor. Sahne İsa ve tüccarların. Çatılmış kaşlar, vurmaya hazır kaslı bir kol, sıkılı yumruk. Bu sefer tehdit çok daha gerçekçi. Tüccarların endişesi de.

Avrupa resmi kadar derin bir geçmişe sahip değil Rus resmi. Tamam. Ama nispeten kısa sürede rüşdünü ispatladığı da ortada. Usta ressamların alıcı gözleri nasıl ıskalamış olabilir metindeki bu sahneyi?

İsa’ya bakıştan mı kaynaklanıyor aradaki fark? Bu bahiste Dostoyevski’nin Budala‘da bahsettiği Hans Holbein’in Ölü İsa’nın Cesedi tablosunu hatırlamalı mıyız?

Holbein

“Bu resim yüzünden insan inancını kaybedebilir!” demişti yazar, sonra da bu repliği Mışkin’in ağzına kondurmuştu.

İsa’nın küçük kamçısı yüzünden kimse inancını yitirmese gerek. Yine de XIX. yüzyılın Rus ressamları bu sahnedeki İsa’yı benimsememiş olabilir mi, diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Reklamlar