Bu haftasonu Moskova’da gezinti için harika bir hava vardı. Tercihimi Spaso-Andronikov Manastırı ve manastırın içindeki Andrey Rublyov Eski Rus Kültürü ve Sanatı Müzesi’nden yana kullandım.

Spaso-Andronikov erkek manastırı XIV. yüzyılın ortalarında Kiev metropoliti Aleksey tarafından kurulmuş. Anlatılanlara göre, İstanbul’dan Moskova’ya dönüş yolunda şiddetli bir fırtınaya yakalanan Aleksey, “Bu fırtınayı atlatırsam memlekete bir manastır dikeceğim” diye adakta bulunmuş. Spaso-Andronikov bu adağın ürünü. Manastıra yakın sokaklardan birisi Aleksey’in İstanbul günlerinin anısına Zolotoy Rog, yani Altın Boynuz adını taşıyor.

Manastır ünlü ikon yazıcısı Andrey Rublyov’un da bu dünyadaki son durağı. Aynı zamanda bir keşiş olan Rublyov bazı kaynaklara göre 1427, bazılarına göreyse 1430 yılında burada ölmüş.

Spaso-Andronikov Moskova’nın en eski taş yapısı olan Kurtarıcı Kilisesi’ne (Spasskiy Sobor) ev sahipliği yapıyor. Andrey Rublyov ve bir diğer ünlü ikon yazıcısı Daniil Çornıy bir zamanlar duvarlarını boyadıkları bu kilisenin altına gömülmüş. Ne yazık ki, Andrey ve Daniil’in bu freskleri günümüze ulaşmamış.

Diğerleri gibi bu manastırın da en sıkıntılı dönemi Sovyet zamanı. Komünistler 1918’de kapıya kilidi vurmuş. Spaso-Andronikov 1922’de Çeka’nın ilk toplama kamplarından biri haline getirilmiş. 1928’den sonra ise meşhur Orak-Çekiç metal fabrikasının işçilerine yatakhane olarak hizmet vermiş.

Sovyetlerdeki pek çok kilise ve manastır gibi Spaso-Andronikov’un da kaderi memleketin dini ve milli ruh durumunu alt üst eden İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra değişmiş. 1947’de Stalin’in emriyle burada bir ikon müzesi kurulması için çalışma başlamış. On üç yıl süren bir hazırlık-restorasyon döneminin ardından Andrey Rublyov müzesi 1960’ta açılmış.

Fotoğraflar müzenin yerleştiği Mikail Melek ve Kurtarıcı Kilisesi’nden. Yolu Moskova’ya düştüğünde alışılmış güzergahların dışında bir yer görmek isteyenlere tavsiye ederim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar