Sabahattin Ali ve Osip Mandelştam: “dağlılar” ve “teresler” üzerine

Kendilerince şöhretli iki şiir var. Biri Sabahattin Ali’nin Memleketten Haber‘i. Diğeri Osip Mandelştam’ın bazen Dağlı, bazen de Yaşıyoruz Ama Hissetmiyoruz isimleriyle anılan, ama daha ziyade Stalin Epigramı olarak bilinen şiiri. İlki 1931-32, ikincisi 1933 tarihli.

Ali’nin şiirinin öyküsü Türkiye’de, Mandelştam’ın şiirinin öyküsü ise Rusya’da iyi biliniyor. Ayrıntıları yok sayıp kısaca özetlemek gerekirse, biri Mustafa Kemal’i, diğer’i Stalin’i hedef alan bu şiirler yazarlarının başını yakıyor. İkisi de tutuklanıyor. Kısa süreli hapis ve sürgün cezalarının ardından hafif sıyrıklarla (ama belki de isimlerinin yanına konulan birer çarpı işaretiyle) yollarına devam ediyor. Bir sonraki engele kadar.

Dediğim gibi, öyküleri iyi bilindiği için burada tekrarlamaya gerek yok. Bu işi nispeten hakkıyla gerçekleştirmiş Türkçe ve Rusça kaynaklar var. Bazılarını aşağıda notlar kısmına ekledim. (Nispeten dememin sebebi Memleketten Haber‘in öyküsünde hala bazı boşlukların ve belirsizliklerin olması.)

Benim niyetim, eşsiz 1930’ların ürünü bu iki şiiri basitçe yan yana koymak. Hem benzerlikleriyle, hem de farklılıklarıyla birlikte okunmayı ve birlikte yorumlanmayı hak ediyorlar.

Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
Asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?


Cümlesi belî der enel hak dese,
Hâlâ taparlar mı koca terese?
İsmet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?


Koca teres kafayı bir çekince
………………………………………
İskender’e bile dudak bükünce
Hicabından yerler yarılmış mıdır?

Yaşıyoruz, ama hissetmiyoruz artık bastığımız toprağı.
On adım öteden duyulmuyor konuştuklarımız.
Oysa ne zaman iki çift laf edecek olsa birileri,
Kremlin’in dağcısını anmadan edemiyorlar.
Parmakları kalın tırtıllar gibi
ve ağır kurşun gibi dökülüyor ağzından kelimeleri.
Hamamböceği bıyığı sırıtıyor
ve pırıl pırıl çizmelerinin üstleri,
İnce boyunlu adamları sarmış çevresini,
bu insan bozuntularının soytarılıklarıyla oyalanıyor.
Biri ıslık çalıyor, biri miyavlıyor, biri inliyor,
Yalnız o parmağını bize sallıyarak kükrüyor.
İnsan karnına, alnına, şakağına, gözüne
nal fırlatır gibi durmadan emirler yağdırıyor.
Bu geniş omuzlu Kafkas Kocası, tatlı bir meyve gibi
dilinin üstünde yuvarlıyor her idam kararını.

 

Cevat Çapan çevirisi

Notlar

  1. Memleketten Haber‘le ilgili Cansu Fırıncı’nın Sabahattin Ali’ye dair bazı yanılgılar ve düzeltmeler yazısını öneriyorum. Fırıncı, Ali’nin savunmasından ve bazı başka tanıklıklardan hareketle bu parodi şiirin asıl itibariyle Vahdettin’i hedef aldığını yazıyor. Ama “Kel Ali”, “İsmet”, “mebus yapmak”, “büyük hedefler” ve “kafayı çekmek” gibi ayrıntılar ve atıflar bu fikre katılmayı oldukça zorlaştırıyor. Bence şiirin Mustafa Kemal için söylendiği açık.
  2. Didem Oktay imzalı kapsamlı bir yazı da şurada. Mahkeme sürecinden ilginç ayrıntılar barındırıyor. Oktay’ın aktardığına göre, Sabahattin Ali mahkemede şiirin kendisine ait olduğunu reddetmiş.
  3. Şu adreste şiir tartışılmış. İlginç yorumlar var. Bir tanesi başka sitelerde şiddetli tepki almış ama bence göz atmaya değer.
  4. Mandelştam’ın şiirinin el yazması bugüne ulaşmış. Ama sanırım Sabahattin Ali’nin şiirinin el yazması veya ilk kez yayımlandığı(?) Konya gazetesi Yeni Anadolu‘nun ilgili nüshası ortalıkta yok. Bazı anlatılara göre ise şiir yayımlanmamış, bir dost meclisinde okunmuş. Mahkemenin önüne hangi biçimde geldiğini bilmiyorum. Birisi mi ezberlemiş, yazılı bir kanıt mı sunmuşlar… bu hususlar en azından benim için karanlık. Şiiri bir sözlükten kopyaladım. Buradaki yazım aslına ne kadar uygun bilmiyorum.
  5. Mandelştam’ın şiirini Cevat Çapan çevirmiş. Çeviride katılmadığım bir nokta var: Çapan’ın Kremlin dağcısı demesi. Orijinal metinde geçen kelime gorets, açıkça dağlı demek.
  6. Rus edebiyat bilimci Benedikt Sarnov’un Mandelştam üzerine yazdığı şurada onlayn erişime açık bir inceleme var. Yazıda Sarnov epigramın hikayesine değinirken konuyla ilgili en temel kaynaklara da işaret ediyor. Rusça bilen meraklılara tavsiye ederim.
Reklamlar

Hakkında Mustafa Yılmaz
Rusça çevirmeni.

Eklemek istediğiniz şeyler varsa...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: