Rusya neden homofobik?

İstanbul. 30.06.2013

St.Petersburg 29.06.2013

İki video. İlki dün İstanbul’da gerçekleşen LGBT onur yürüyüşünden. İkincisi 29 Haziran’da St. Petersburg’da çekilmiş. Rus LGBTlerin onur yürüyüşünden. Daha doğrusu denemesinden. Zira polis yürüyüşe izin vermedi. Dahası az sayıdaki eşcinsel, bazı Rusların fiziki saldırısına maruz kaldı. Rusya’da eşcinsellerin yaşadığı sorunlara ilk kez tanık olmuyorum ancak önceki gün yaşananların İstanbul’daki manzarayla üst üste gelmesi bende küçük çaplı bir şok etkisi yarattı. Aynı gün Putin’in “eşcinsellik propagandasını” yasaklayan yeni bir kanunu onaylaması, Rus devletinin bu konuda bizde bile görülmeyen azim ve hırsı açıkçası daha önce hiç aklıma gelmeyen bir soru uyandırdı: Rusya’da homofobi niye bu kadar kuvvetli?

İnterneti biraz kurcaladım. Gördüğüm kadarıyla aynı soru başkalarının da zihnini meşgul etmiş. Konuyla ilgili haber ve makalelerden tuttuğum notları meraklısı için bir post haline getirdim. (Başlamadan evvel Pew Center’ın bir araştırmasına link vereyim. Linkteki tablodan ve haritadan da görüleceği üzere aslında Türkiye’de halk arasında homofobi Rusya’dan daha kuvvetli.)

Dün Putin’in onayladığı yasadan başlayalım. Zira derlediğim haber ve makalelerin çoğu bu yasayla ilgili. Duma’da 436 lehte oya karşı 1 çekimser oyla kabul edilen yasanın ilk adı “Çocuklar arasında homoseksüellik propagandasının yasaklanması.” Son halinde “homoseksüellik” kelimesi “geleneksel olmayan cinsel ilişkiler” ifadesiyle değiştirilmiş. Buna göre, yasanın ihlali durumunda gerçek kişiler 1500, kurumlar ise 30 bin dolara varan para cezalarına  çarptırılabiliyor. [DW: Ru]

Deutsche Welle Rusça servisinin Alman gazetelerine dayanarak hazırladığı “Rusya’da homofobi yayılıyor” başlıklı haberde, tasarının yasalaşmasında rol oynayanlardan biri olarak Yelena Mizulina’nın adı geçiyor: Duma’nın Aile, Kadın ve Çocuk sorunları komitesi başkanı. Eşcinselliğin devlet tarafından hangi bağlam içerisinde ele alındığını göstermesi açısından manidar bir bilgi kırıntısı. Haberde Doğu Avrupa’da homofobinin derin kökleri olduğu yönünde bir yorum var. Sovyetlerden kalma homoseksüelliği suç sayan ve hapisle cezalandırılmasını öngören kanun 1993’e kadar yürürlükte kalmış. Eşcinsellik 1999’dan bu yana da resmi açıdan psikolojik bir rahatsızlık sayılmıyor. Son olarak, bir Alman gazetecinin ülkede homofobinin fitilini devlet kontrolündeki medyanın ateşlediği yönündeki görüşü aktarılıyor, ki Rusya’da devlet-medya ilişkilerindeki sorunlar hatırlanırsa bu da çok anlamlı. [DW: Ru]

Yasanın Duma’da kabulünü izleyen günlerde Spiegel Online’ın yaptığı “Homofobi Rusya’da hafifletici sebep haline geliyor” başlıklı bir haberde eşcinsellere karşı şiddetin artık gündelik bir hadise haline geldiği, bu hadiselerin bazen ölümle sonuçlandığı, homofobinin ise mahkeme sürecinde hafifletici sebep olarak görüldüğüne değinilmiş. Haberde ayrıca Rus eşcinseller arasında en popüler dergilerden biri olan Kvir’in (Queer) baş editörüyle yapılan röportajdan parçalar aktarılmış. Editör yasanın kabulüyle birlikte okurlarının %25’ini kaybettiklerini söylüyor. Zira bazı gazete büfeleri “eşcinsellik propagandasından” ceza yememek için dergiyi satmayı reddetmiş. Spiegel’e konuşan eşcinsel hakları savunucuları yakında Rusya’da tıpkı İran gibi eşcinsellik üzerine yazı yazmanın imkansız hale gelebileceğinden, kişisel trajedilerin, genç eşcinseller arasında intihar vakalarının artabileceğinden duydukları endişeleri dile getiriyor. [Sp: Ru]

İlk baştaki soruyu hatırlarsak, ülkede homofobi neden bu kadar kuvvetli ve devlet bu konuda bir yasal düzenleme yapmak için neden bu kadar istekli?

Bizde Kaosgl internet sitesinde çıkmış Ocak 2013 tarihli bir haberde bu soruya cevap aranmış. Buna göre devletin düşmanca tutumunun ardında “Putin, Vatikan, Ortodoks Kilisesi ve ABD muhafazakârları ile kurulan ekonomik çıkar ilişkileri” var. [Kaosgl: TrAçıkçası “faiz lobisinden” hallice bir analiz. Gözler haberin altında Aytunç Altındal imzasını aramıyor değil.

Bianet’in aynı günlerde Moscow Times ve Independent gibi İngilizce yayınlardan derlediği “Rusya’da homofobi yasalaşma yolunda” başlıklı haberde dikkate değer bir yorum var: “Rusyalı yasa yapıcılar ülkedeki doğum oranının düşmesi nedeniyle geyleri suçluyor ve kamu sektöründe çalışmalarının yasaklanması ve zorla tedavi edilmeleri gerektiğini söylüyor.” [Bianet: Tr] Bir parantez açalım. Dikkate değer dememin sebebi yasa yapıcıların fantastik matematik becerilerini ve hayalgücünü paylaşmamdan ötürü değil, Rus devletinin meseleyi hangi bağlamda ele aldığını bir kere daha göstermesi yüzünden. Rusya, Sovyetler Birliği zamanından bu yana ciddi demografik problemlerle yüz yüze. Putin yönetimi, Stalin’in zamanında uygulamaya konan ve halk arasında “taşak vergisi” olarak adlandırılan çocuksuzluk vergisi gibi caydırıcı uç yöntemlere itibar etmese de teşvikler yardımıyla doğurganlığı arttırma çabasında. Yazının sonunda bu konuya tekrar döneceğim, fazla dağılmamak için şimdilik parantezi kapatıyorum.

2010’da St. Petersburg’da düzenlenen QueerFest sırasında ünlü Rus televizyoncu Vladimir Pozner’le bir röportaj yapılmış. Başlığı “Rusya’da homofobi problemi vardır”. Bu başlığa paralel “Rusya’da homofobi var mıdır?” sorusuna Pozner “Evet.” diyor. Sebepleri sorulduğunda ise ilk sırada dini anıyor: “Her din homoseksüelliğe karşıdır.” Buna ek olarak, Rusya’nın tarihsel gelişim sürecinde hoşgörüsüzlük geleneğinin çok kuvvetli oluşuna vurgu yapıyor. [VP: Ru] Pozner’in yorumlarının biraz yüzeysel ve meseleyi kapsamaktan uzak olduğunu göreceğiz.

Yasanın kabulunden sonra The Atlantic dergisi de konuyu ele almış. Olga Hazan imzalı makalenin başlığı “Rusya neden bu kadar homofobik?” Homofobi sorununun Rusya politikasındaki temel eksenlerle ve tarihsel arkaplanla ilişkisine dair değerli ipuçları sunması makaleyi burada sıraladığım diğer malzemelerden daha ilginç kılıyor.

Yasanın görüşüldüğü sırada az sayıdaki eşcinselin bina dışında bir öpüşme eylemi düzenlediğini ve Rusya’da artık adet olduğu üzere başka vatandaşların fiziksel saldırısına maruz kaldıklarını Hazan’ın değerlendirmesinden öğreniyoruz. (Ancak bu hassas vatandaşların hakkını yemeyelim. Sadece çürük yumurta kullanarak bizim ahlak bekçilerinden daha insaflı olduklarını göstermişler.)

Tarihsel arkaplan denilince akla ilk gelen şey elbette ülkenin Sovyet geçmişi ve Stalin döneminden 1993 yılına kadar kadar eşcinselliği suç sayan ve hapisle cezalandıran hukuk birikimi. 1930’larda Sovyetler Birliği’nde eşcinsel olmanın resmi söylem tarafından faşist ve pedofil olmakla eş tutulduğu notunu düşelim. (İlerleme sayılır mı bilmiyorum ama bugün Rusya’da eşcinseller faşistlikten aklanmış durumda, şimdilerde yalnızca pedofil olmakla itham ediliyorlar.)

Yazının dikkat çektiği bir başka husus Rusya’nın dünyanın genelinde görülen, ülkenin dindarlaşmasıyla birlikte homofobinin artması eğilimine uymaması. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere Rusya bu bakımdan Çin’le birlikte ayrı bir yerde duruyor. (Brezilya ve Filipinler’in rahatlığı nereden acaba?)

religious-homosex-graph (1)

Gerçekten de Gallup Poll’un 2009’da yaptığı ankete göre dinin hayatımdaki yeri önemli diyen Rusların oranı PEW’in bu grafiğine uygun olarak %33 çıkmış (Türkiye’de bu oran %89,5). Ancak grafik kimseyi yanıltmasın. Zira Rusya’nınki kendine has bir dindarlık, ki hikaye tam da burada başlıyor. Carnegie Moscow Center’s Society başkanı Maşa Lipman Rus halkının %80-90’ının kendisini kiliseye bağlı gördüğünü ancak ayda bir kere bile kiliseye gitmediğini söylüyor. Lipman’a göre kilise ve ortodoksluk ortalama bir Rus için ulusal gurur sembolü, Rus olmanın alameti farikası (Ulusal gurur sembolü demişken, Stalin Rusya’da hala en sevilen lider tipi haberleri görünce heyecanlanan Türkiyeli komünistlere selam ederim).

Peki Rus ortodoks kilisesinin eşcinsellik karşısındaki tutumu nedir? Rus eşcinseller kilisenin çok kuvvetli bir eşcinsellik karşıtı retorik benimsediğini, kilise sözcülerinin bundan beş yıl önce kendilerini görmezden gelmeyi tercih ederken bugün eşcinselliğin günah olduğunu açıkça ifade etmekten çekinmediklerini söylüyor.

Olga Hazan’a göre Putin ve ortodoks kilisesi sıkı müttefik ve gerektiğinde birbirlerinin sırtını kaşımayı ihmal etmiyorlar. Moskova’da Kurtarıcı İsa Kilisesi’ndeki eylemin ardından Pussy Riot üyelerinin üstüne bu kadar şiddetle gidilmesi de bir tür sırt kaşıma. Aynı şekilde seçim döneminde Patrik Kiril’in Putin’den “mucize” olarak söz etmesi ve Putin’in politik hasımları olan liberaller için söylediği “liberal düşünce insanı doğrudan cehenneme götürür” tipi cümleler de boşuna değil.

Makalede açıkça belirtilmemiş ama benim edindiğim izlenim hem Putin’in, hem de Kiril’in eşcinselliği liberalizmin, liberal düşüncenin bir alt kümesi şeklinde gördüğü yönünde. Liberalizm dedik, yukarıda açtığım parantezi hatırladım. 140 milyonluk bir ülkede nüfus artışını istediği gibi manipüle etmek kolay olmasa gerek. Cinsel ifade özgürlüklerini garanti altına almak ve cinsel alana müdahaleden vazgeçmek pek de Putin’in nüfusu arttırma amacına hizmet eder görünmüyor açıkçası.

Bununla bağlantılı olarak yazarın işaret ettiği bir husus da şu: Putin, ahlaki ajandayı belirlemek ülkeyi yönetenin yükümlülüğündedir şeklindeki geleneksel Rus-Sovyet bakış açısını sürdürüyor. Yazarın konuyla ilgili görüş aldığı MIT profesörü Elizabeth Wood da ilginç bir noktaya parmak basıyor: Bu yasa Putin’in toplumu “biz ve onlar” şeklinde ayrıştırmasına katkıda bulunuyor. (Rusya’nın yüzölçümü Türkiye’nin 21 katı. Herhalde “onlar” ölçeğe “bunlar”dan daha çok uyuyor.) Zira rakipleri olan liberaller azınlıkta, üstelik eşcinseller “onlar” kategorisi için biçilmiş kaftan. Ahlaki devlet, vasi devlet rolüne sahip çıkmak Putin’in kendi çıkarlarını koruma yöntemi. Wood Rusya’da ahlaki seçimlere devletin müdahale etmesi geleneğinin hiç ölmediğini hatırlatıyor.

Hazan makaleyi Lipman’dan bir alıntıyla bitiriyor: “Rusya’da homofobi inançtan değil, liberalizm karşıtlığından ileri gelir. Rusya liberal olmayan bir ülkedir. Putin iktidarı da ülkedeki liberal karşıtı düşüncelerden faydalanmaktadır.” [At: En]

Son not: Siyaset bilimci veya sosyolog değilim. Değerlendirmelerde ve kullandığım kavramlarda hatalar olabilir. Güncel Rus politikası da ilgi alanlarım arasında ilk sıralarda yer almıyor. Yalnızca beni şaşırtan bir durumu anlamaya, aklımdaki soruya yanıt bulmaya çalıştım.

Reklamlar

Hakkında Mustafa Yılmaz
Rusça çevirmeni.

Eklemek istediğiniz şeyler varsa...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: