Bugünkü Radikal’de Özgür Mumcu’nun “Bugün bir Goebbels kolay yetişmiyor” başlıklı bir yazısı yayımlandı. Mumcu yazısında başbakanın meşhur “Bazı kitaplar bombadan daha tesirli” lafını da akılda tutarak iç işleri bakanının ifade özgürlüğünü hedef alan açıklamalarını eleştiriyor ve bu açıklamaların Alman ve İtalyan faşizmleriyle paralelliğine işaret ediyor. Birkaç alıntı yapmak gerekirse:

Bakan Şahin’in bakanlığının başları ‘gafçı’, ‘kötü esprili’ standart bir siyasetçi gibi başlamış, medyada da “Bak şu hınzıra sen” yaklaşımıyla karşılanmıştı. Daha sonra Mussolini’nin 1934 tarihli bir makalesinden neredeyse birebir kopya “Devlet hayatın ta kendisidir” açıklamasıyla işin ciddiye bindiği görülmüştü.

Kalem, kitap, bomba

Bakan Bey daha sonra terörün bazen resimde, bazen şiirde, bazen de makalede bulunabileceğini söylemişti.

Bakan Efendi yine duramadı ve bu hafta benzer bir açıklama yaptı. Şöyle konuşmayı münasip gördü:

“Ülkenin olağanüstü gündemi sadece çatışma alanı ile ilgili değildir, bu çatışma İstanbul’da kalemle devam ediyor, İstanbul’da kitapla devam ediyor. Geçimli’de atılan havan mermisiyle burada, Ankara’da yazılan yazıların bir farkı yoktur.”

Bakan İdris Naim Şahin sözlerinin altını doldurmalıdır. Madem resimle, şiirle, şarkıyla, kitapla teröre destek veriliyor, ibret-i alem için bunlar derdest edilmeli önce üzerlerine tükürülmek için sergilenmeli, sonra da meydanlarda yakılarak toplumsal arınma tesis edilmelidir. Nasıl yapılacağı hususunda fikir isterse memnuniyetle yardımcı oluruz. 1937 Almanya’sında dejenere sanat eserleri ibret için müzelerde sergilenmiş, kitaplar meydanlarda yakılmıştı.

Eminim Mussolini’yle ruh ikizi açıklamalarda bulunan Sayın Şahin, Goebbels’ten de ilham alacak kadar açık zihinlidir…

Basın-yayın özgürlüğü konusu etrafında ruh ikizliği üzerine Özgür Mumcu ve okurlarının ilgisini çekebilecek parlak bir Rusça metin var. Orijinali dil bakımından biraz problemli, bu da bir nebze çevirisine yansıdı ama bu ışıltısına zerre gölge düşürmüyor. Sovyetler Birliği henüz sadece bir morula iken yapılmış genetik bir test adeta.

Metin 27 Ekim (9 Kasım) 1917’ye, yani devrimin üçüncü gününe tarihleniyor. Halk Komiserleri Sovyeti’nin (Ekim devrimiyle başa gelen yeni hükumet) dokuzuncu kararnamesi. Altındaki imza Vladimir Ulyanov-Lenin. Konu basın-yayın, kitaplar, bombalar, makineli tüfekler…

Basın-yayın hakkında kararname

27 Ekim (9 Kasım) 1917

İktidarın devrilmesi ve onu takip eden günlerin kararlılık gerektiren zorlu koşulları altında, Geçici Devrimci Komite çeşitli renkteki karşı devrimci basın yayın organlarına karşı bir dizi önlem almak durumunda kaldı.

Bunun üzerine bir anda her taraftan, yeni sosyalist iktidarın bu şekilde kendi programının temel ilkesini ihlal ettiği, basın özgürlüğüne tecavüz ettiği yönünde bağırışlar çığırışlar yükseldi.

İşçi ve Köylü Hükumeti, toplumumuzda bu liberal örtünün arkasında pratikte bütün basının aslan payını elinde tutan, zihinleri zehirleyen ve kitlelerin bilincine bulanıklık aşılayan mülk sahibi sınıflar için özgürlüğün gizlendiğine nüfusun dikkatini çekmektedir.

Burjuva basının burjuvazinin en güçlü silahlarından biri olduğunu herkes bilir. Özellikle yeni bir iktidarın, işçi ve köylü iktidarının yeni yeni güç kazandığı kritik anda, bombalardan ve makineli tüfeklerden daha az tehlikeli olmadığı dakikalarda bu silahı bütünüyle düşmanın eline bırakmanın olanağı yoktu. Sarı ve yeşil basının, halkın taze zaferini hevesle içinde boğacağı pislik ve iftira tufanının kesilmesi için geçici ve özel önlemler alınmasının arkasında yatan sebep işte budur. Yeni düzen tesis edilir edilmez basın-yayın üzerindeki bütün idari uygulamalar kaldırılacak, en geniş ve bu alandaki en ilerici yasalara göre mahkeme önünde sorumlu olma koşuluyla basın-yayın için tam bir özgürlük sağlanacaktır.

Basın-yayına sınırlama getirilmesini en kritik anlarda bile sadece mutlak olarak gerekli durumlarda kabul edilebilir gören Halk Komiserleri Sovyeti’nin kararına göre:

1) Kapatmaya tabi basın organları sadece şunlardır: 1) açık direnişe ve İşçi Köylü Hükumeti’ni dikkate almamaya davet eden; 2) gerçeklerin açıkça iftira şeklinde çarpıtılması yoluyla bulanıklık aşılayan; 3) açıkça suç niteliği taşıyan, yani cezaya tabii faaliyetlere davet eden basın organları.

2) Basın organları üzerindeki geçici veya kalıcı yasaklar sadece Halk Komiserleri Sovyeti tarafından uygulanabilir.

3) Bu karar geçici niteliktedir ve toplum yaşamının normale dönmesinden sonra özel bir emirle iptal edilecektir.

Halk Komiserleri Sovyeti Başkanı
Vladimir Ulyanov-Lenin.

***

Orijinali için bkz.
Moskova Devlet Üniversitesi, Tarih Bölümü elektronik kütüphanesi

Reklamlar